HAC VE ÖNEMİ

اَلْحَجُّ اَشْهُرٌ مَعْلُومَاتٌۚ

(Bakara 197)

Muhterem Müslümanlar

Gitmek, kasdetmek, yönelmek; ziyaret etmek, bir şeyin etrafında dönmek, dolanmak ve bayram anlamlarına gelen hac kelimesi, genel anlamda kutsal kabul edilen mekânları dinî maksatla ziyaret etmek demektir. Fıkıh terimi olarak ise hac; imkânı olan müslümanların belirlenmiş zaman içinde Kâbe, Arafat, Müzdelife ve Mina’yı Allah rızası için ziyaret etmesi ve belirlenmiş olan bazı dinî görevleri yerine getirmesi demektir. İslâm’ın beş şartından birisidir. (İsam, Hacc Maddesinden yararlanılmıştır.)

Değerli Müminler

İslam dininin haricindeki hemen hemen bütün inançlarda da kendilerince bir hac ibadetinin olması son derece dikkat çekicidir ve düşünmeye değer bir meseledir. Bu durum en başta bize şu üç hususu hatırlatmaktadır:

1. İnanan insan, görmeden ve bizzat muhatap olmadan inandığı şahıs ya da değerlerin yeryüzündeki yansımalarına ve hatıralarına sahip çıkmakta ve onlara çok büyük bir kıymet vermektedir.

  1. Fert ve toplum olarak insanoğlu böyle bir ibadet formuna ciddi anlamda ihtiyaç duymaktadır.
  2. Benzer davranış biçimlerine sahip olan insanlar, din olarak aslında aynı kaynaktan beslenmiş olmalarına rağmen birçoğu itibariyle daha sonra hakk yoldan sapmıştır.

Kıymetli Kardeşlerim

Hacc ibadetini, hak dinin kutlu  mensupları nazarında değerlendirdiğimizde o, gönüldeki kor, sinedeki aşk ateşidir. Zenginiyle fakiriyle inananların hayallerini süsleyen madde ve mânâya yapılan kutlu bir seferdir. O, müslümanı yeniden inşa eden, kul hakları dışında bütün günah kirlerinden arındıran, dolayısıyla teslimiyet ve sabır kahramanlarını taze doğumlara hazırlayan mukaddes bir ibadettir. O, iman ve tevvekülle Rabb’e boyun eğen kullara Rabb’le olan irtibatın, kullarla olan münasebetin sırrını ve sefasını fısıldayan ilahî bir nefestir.

Aziz Cemaatim

İman, sabır ve tevekkül duygusuyla malı-mülkü, evlad ü ıyali ve daha nice plan ve beklentileri terkeden bağrı yanık Hakk yolcularına hacc neler öğretmez ki:

Çıkarılan üniformalar ve kıyafetlerin yerine giyilen ihram beziyle bir yönüyle  Allah katında madde açısından bütün insanlığın bir ve eşit olduğunu bir diğer yönüyle de ölümün ve sonrasında kitleler halinde dirilişin gerçekliğini öğretir hacc.

“Buyur Allah’ım buyur, ne buyurduysan emrin olur, herşeyin sahibi Sen, benzersiz ve rakipsiz olan Sen…” mânâlı Lebbeyk nidalarıyla tek çarenin ve yegâne kurtuluşun Rabb’e kullukta olduğunu anlatır hacc.

Dünyanın geçici süsünden ve aldatıcı kokusundan vazgeçiren mânâsıyla, fâni kavgalardan, kalp kırmalarından, günah kirlerinden uzaklaştıran nefesiyle, takva azığını kuşanmamızı fısıldayan sesiyle asıl ve kalıcı yurdun dünya değil ukbâ olduğunu bildirir hacc.

Rahman’ın misafiri olarak varılan Ka’be’yi mecnunlar gibi tavaf etmekle, uzanıp eşiğine yüz-göz sürmekle, Hacerü’l-esved’e selam vermekle akıl ve mantığı bir kenara bırakarak Allah’ın emirleri etrafında aşk ve teslimiyetle dönülmesi gerektiğini gösterir hacc.

Safa ve Merve arasındaki gidiş-gelişlerle işin akıbetini Rabb’e havale etmenin öncesinde sağı-solu kollamanın, sebeplere sarılmanın gerekliliğini belletir hacc.

Arafattaki vakfesiyle bir ve eşit olduğumuzu, aynı kaynaktan beslendiğimizi hatta beslenmemiz gerektiğini, tanışıp kaynaşmanın hazzını Bir olan Allah’ın huzurunda fâni olmanın lezzetini tattırır hacc.

Muhterem Kardeşlerim

Kısacası hac, Adem’in hasretiyle yanmak, vuslatıyla dinmektir. Hacer’in derdiyle dolmak, şefkatiyle koşmaktır. İsmail’in teslimiyetiyle coşmak, İbrahim’in fedakârlığıyla taşmaktır. Ve en nihayet Peygamberliğin Mührü olan Efendimizin samimiyetiyle alemlere rahmet, çevremize merhamet vesilesi olmaktır. Haccın sırrına erenlere, ermediği halde teslimiyet ruhuyla o kutlu yol üzere gidenlere ve gitme aşkıyla yananlara selam olsun.

Recep Toraman

Göteborg Diyanet Camii

2015-07-05